Şenol UĞURLU 'nun " İhtirazı Kayıtla Verilen Beyannamelerde Pişmanlık Talebi " adlı makalesi.
İHTİRAZI KAYITLA VERİLEN BEYANNAMELERDE PİŞMANLIK TALEBİ
Ülkemizde, son zamanlarda vergi kanunlarının daha da karmaşık hale gelmesi, vergi mükellefi ve sorumlularının, vergisel ödevlerini yerine getirirken, birçok konuda tereddüt yaşamasını da beraberinde getirmiştir. Vergi mükelleflerinin duyduğu bu tereddütler, yapılan vergisel işlemlerle paralel olarak, ihtirazı kayıtlı beyanlarda artış sağlamıştır. Ancak mükellefler, tereddüt ettikleri konularda, beyannamelerine ‘ihtirazı kayıt’ ibaresi koyarak dava açabilmektedirler.*
Bilindiği üzere, Vergi Usul Kanunun 378. maddesinde ‘Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar. Bu kanunun vergi hatalarına ait hükümleri mahfuzdur.’ denilmektedir. Ancak mükellefler, tereddüt ettikleri konularda, beyannamelerine ‘ihtirazı kayıt’ ibaresi koyarak dava açabilmektedirler.*
Vergi mükellefi ve sorumlularını, kanunlardaki boşluklardan ötürü, tereddütte bırakan diğer bir konu ise, ‘İhtirazı kayıtla verilen bu beyannamelerde, pişmanlık talep edilip, edilemeyeceğidir?’
Bilindiği üzere, Vergi Usul Kanununun 371. maddesinde ‘Beyana dayanan vergilerde vergi zıyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde ceza kesilmeyecek’ şeklinde hükme bağlanmış olup, pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanmak için gereken şartlar ise aşağıda ki gibi belirlenmiştir.
‘1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.).
2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması.
4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.
5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi.
Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.’
Yukarıda ki kanun maddesinden de görüleceği üzere, pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanmak için gereken şartlar, ihtirazı kayıt yoluyla verilen beyannamelerde pişmanlık talep edilemeyeceğine engel teşkil etmemektedir.
Ancak, her ne kadar da ihtirazı kayıt yoluyla verilen beyannamelerde pişmanlık talep edilemeyeceğine dair şart olmasa da, konuyla ilgili olarak İdarenin görüşü ve Yargı Oranlarının kararları arasında farklılıklar bulunmaktadır.
Şöyle ki,
İdareye ait bir muktezada “pişmanlık beyannamelerine karşı dava açma hakkını saklı tutmak üzere kayıt konulamayacağı, pişmanlık müessesesi mükellefin tamamen kendi isteği ile kullandığı bir hak olup, bu hakkın kullanılması sonucu kanuna aykırı hareketin yaptırımı olan cezai müeyyide uygulanmaması; dolayısıyla, mükelleflerin böyle bir haktan yararlanırken bir yandan dava açma haklarını saklı tutmalarına ilişkin pişmanlıkla verilen beyannameye ihtirazı kayıt düşülmesi uygun görülmediği’ ** belirtilmiştir.
Yargı Organlarının bir görüşünde ise, ‘Pişmanlık hükümlerine göre verilen beyannamelere ihtirazı kayıt şerhi konulmasına, hukuki ve yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu nedenle, dava açılmasına olanak sağlamak amacıyla beyannameye ihtirazı kayıt konulabilir’ ***
Sonuç olarak, yukarıdaki İdarenin görüşü ile Yargı Organlarının kararı arasındaki farklılıkların giderilmesi için biran önce, konuyla ilgili olarak Kanunda yeni bir düzenleme yapılması gerekmektedir.
Aksi halde, Mevlâna Celâleddin-i Rumî’nin dediği gibi ‘İşin başında sonunu gör de, ceza gününde pişman olma’ düşüncesi ile mükelleflerin ihtirazi kayıtla pişmanlık talepli beyannameler vermeye devam edeceği, bu beyannamelerin de Vergi Dairesince kabul edilmediği durumlarda konunun mükelleflerce Yargıya taşınacağı şüphesizdir.
Şenol UĞURLU, Mali Müşavir
* Özbalcı, YILMAZ; ‘ Vergi Davaları, Oluş Yayıncılık, 2003, s.416
** 25.07.2001 tarih ve B.07.0.GEL.0.30/3044–371–698/40427 Sayılı Özelge ile SEVİĞ, Veysi; “Pişmanlıkla Verilen Beyannamelere İhtirazı Kayıt Konulması”, Yaklaşım, Sayı:120, Aralık–2002.
*** Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 14.05.1998 tarih ve 1997/2708 esas numaralı kararı.
Şenol UĞURLU 'nun " İhtirazı Kayıtla Verilen Beyannamelerde Pişmanlık Talebi " adlı makalesi.


